Anasayfa / İş ve Kariyer / Çin hayranı bir Gaziantepli

Çin hayranı bir Gaziantepli



FİKRET ŞERAFETTİNOĞLU Macro Ayakkabı’nın patronu Fikret Şerafettinoğlu, Çin’i en iyi tanıyan işadamlarından. Çin’de geniş bir çevresi var. Şerafettinoğlu, burada ayakkabı mağazaları açmayı planlıyor. Pazara distribütörlük vererek girecek. Şerafettinoğlu, turizmde de iddialı…

ÇİNLE iş yapmayan firma, işadamı her halde yoktur. Bu iş insanlarının büyük kısmı da ithalat alanındadır. Malum Çin ile dış ticaretimizde aleyhimize milyarlarca dolarlık açık var. Dünyanın üretim merkezi olan bu ülke elbette sadece iş dünyasının değil, tarihi ve kültürel özellikleri sebebiyle gezginlerin de ilgisini çeken bir yer. Özellikle zengin mutfağıyla milyonlarca insanın en çok sevdiği ülkelerin başında gelir Çin…

Fakat doğrusu bu kadarını bugüne kadar çok az duyduk. Kendisi tam bir Çin sevdalısı. Her yıl mutlaka dört beş kez bu ülkeye gidiyor. Çin’de geniş bir çevresi var. Mutfağından tarihine kadar Çin hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olan Macro Ayakkabı’nın patronu Fikret Şerafettinoğlu’nun tek eksiği ise Çince. Üstelik Çin’e ihracat da yapıyor.

Esenyurt’ta 15 bin metrekare kapalı alanı olan fabrikasında yılda ortalama 600 bin çift ayakkabı üreten Şerafettinoğlu, ayakkabı sektöründeki birçok işadamı gibi Gaziantepli. Hatta Türkiye ihracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve ayakkabı sektörünün önde gelen firmalarından Ziylan Group’un ortaklarından Mehmet Büyükek-şi’nin de kuzeni.

“ÇİN’İ ÖZLÜYORUM”

Özellikle su geçirmez botları ve outdoor ayakkabılarıyla tüketicilerin yakından tanıdığı Macro Ayakkabı, ürünlerini Rusya’dan Slovakya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Ortadoğu ülkelerine kadar 25’e yakın ülkeye ihraç ediyor. Firmanın ihracatı yıllık iki milyon dolar civarında. Yaklaşık 25 yıldır ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren Şerafettinoğlu, hem fuarları takip etmek hem de Çin’de ihracat bağlantıları kurmak amacıyla sık sık bu ülkeye seyahat ediyor. Çin’i ve Çin mutfağını çok sevdiğini belirten Şerafettinoğlu, “Türkler Çin mutfağım tanımadıkları için çekiniyorlar ancak orada ne yiyeceğinizi biliyorsanız dünyanın en lezzetli mutfaklarından biri olduğunu anlarsınız. Balık mutfağı bir kültürdür fakat Çin’de bu bambaşka bir dünya. Çin restoranına tek başınıza gitmeniz çok cazip değil. Çin mutfağını gerçekten özlüyorum” diyor.

Fikret Şerafettinoğlu bu sıralar Çin’de ciddi bir yapılanma içinde olduklarını söylüyor. Çin’de gelir dağılımının değişmeye başladığım ifade eden Şerafettinoğlu, yaklaşık 500 milyonu bulan orta gelir grubunun refah seviyesinin hızla arttığını vurguluyor. Bu kesimin yaptığı harcamanın birkaç yıl içinde çok daha artacağına dikkat çeken Şerafettinoğlu, şöyle konuşuyor:

“Çin ekonomisi büyüyor, büyüdükçe orta gelir grubunu oluşturan kesimin de refah seviyesi yükseliyor. Aynı zamanda orta gelir grubunu oluşturan nüfus da artıyor. Çin orta vadede büyük bir tüketici olacak. Bu da bizim gibi orta gelir grubuna hitap eden firmalar için büyük bir pazar potansiyeli demek. Çin’e mal satmanın bugünden organize edilmesi lazım. Bizim de ana stratejimiz bu. tik etapta oraya bir dağıtım kanalıyla gireceğiz. Şanghay’da kadromuz hazır. Orada bizim adımıza çalışan bir ofis var. Bu ofis bugüne kadar bizim oradaki tedariklerimizi yapıyordu. Çin pazarına girme fikri de zaten bu ofis sayesinde oluştu. Çin pazarına bu şirkete distribütörlük vererek girmeyi düşünüyoruz. Ama kendimiz de bir şirket kurup kontrolü kendi elimizde bulunduracağız. Şu anda bunun hazırlıkları içindeyiz. Bir iki yıl içinde bu planı hayata geçirmeyi düşünüyoruz.”



“REKABET GÜCÜMÜZ ARTTI”

Çin pazarı birçok Türk şirketi gibi Macro Ayakkabı için de yeni bir pazar değil. Bu ülkeden yıllardır kalıp makineleri satın aldıklannı belirten Şerafettinoğlu’nun Çin’e yönelik değerlendirmeleri ise şöyle: “Çin’de üretimin ucuz olduğu gibi bir anlayış vardı fakat bu artık geride kaldı. Çünkü Çin’de maliyetler 5-10 yıl içinde bizden daha ucuz olmayacak. İşçilik giderleri orada da 300 doları buldu. Maliyetler arttığı için ayakkabı üretiminde katma değeri yüksek ürünlere yönelmiş dürümdalar.

Bu bizim için şu anlama geliyor: Oraya orta kalite ayakkabıları ihraç edebiliriz. Çünkü maliyet olarak onlarla rekabet edebilir duruma geliyoruz. Çin’de Avrupa mallarına karşı yüksek gümrük duvarları var. Muhtemelen onlar da gevşeyecektir. Diğer taraftan özellikle deri ayakkabıda Çinli firmaların Avrupa ve diğer pazarlara ihracatlarında da gerileme beklenebilir.”

OUTDOOR AYAKKABILAR POPÜLER

Scooter markalı outdoor ayakkabıların Çin’de çok popüler olduğunu vurgulayan Şerafettinoğlu, bu ayakkabıların sıcak iklime sahip bölgelerde bile tercih edildiğini ifade ediyor. Şerafettinoğlu, “Türkiye’de niş bir ürün olsa da orada büyük bir kitlesi var. Ayrıca bu ayakkabıları tekstil bazlı da üretmeye başladık. İklim değişikliği de bunu etkiledi ama dünyadaki trend de artık böyle. Bu ayakkabılar yılın sekiz, on ayı giyi-lebiliyor” diyor. Clarion markasıyla turizme de giren Şerafettinoğlu, bu sektörde şehir otelciliği alanında büyümeyi planlıyor.

Ayakkabı tüketimi iki kat arttı

Dünyada ayakkabı tüketimi son 10 yılda İki kat arttı. Bu artışta tekstil ayakkabıların da payı var. Dünyada deri kaynağı limitli. Ayakkabı tüketiminin artışıyla deri kaynağının artışı aynı oranda değil. 0 yüzden deriye alternatif ürünleri devreye sokmak zorundayız. Nitekim deriyle özdeşlemiş birçok firma koleksiyonlarına tekstil ürünleri de koymaya başladılar. Özel ayakkabılar da artık özel olmaktan çıkıp kitlesel olmaya başladı. Demografik yapı değiştikçe ayakkabı talebinin projeksiyonu da değişiyor. Bu değişimleri göz önüne alarak bizim de inovasyonu o yöne doğru çevirmemiz lazım. Teknoloji olarak en yeni teknolojiyi zaten kullanıyoruz. Önemli olan doğru malzemeyi seçip hem modayı yakalamak, hem de koleksiyon yapımızı genişletmek.”

E-Ticaret Çok Yaygın

Çin’de olduğum günlerden birinde, bir başka şehirden numune istedim. Karşıdaki kişi kargoyu yarın alırsın dedi. Fakat ertesi gün ben dönecektim O yüzden ‘gönderme, elime geçmeyebilir’ dedim. Karşıdaki kişi ‘kesinlikle yarın alırsın’ dedi ve ertesi gün aldım. Çin’de müthiş bir lojistik sistemi var. O numunenin bedeli 100 dolardı. ‘Malı aldım bedelini nasıl göndereceğim’ dedim. ‘Yanında Çinli biri varsa 100 doları ona ver, o telefonla bana gönderir1 dedi. Çinlilerin Whatshapp gibi bir iletişim sistemi olan WeChat’le aynı zamanda para gönderilebiliyor, hesap ödeyebiliyorsunuz. 0 yüzden kredi kartı çok kullanmıyorlar. Taksiye biniyorsunuz, orada bir kare kod var. Kaç para tuttuysa telefonla kare kodu tarıyor, ödemenizi yapıyorsunuz. Restoranda da otelde de öyle. Cep telefonuyla tüm ödemeleri yapıyorsunuz. Bu e-ticaretin büyümesini sağlıyor. Türkiye’de internet abonesi sayısı, dünya ortalamasının üzerinde. Ama interneti kullanan insanların içinde e-ticaretle alışveriş yapanların oranı çok düşük.

Özbey men






Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*